30 Nisan 2026, Perşembe
20:22

Zayıflama iğnelerine karşı uzman uyarısı: “Doktor kontrolü olmadan kullanılmamalı”

BHA
Zayıflama iğnelerine karşı uzman uyarısı: “Doktor kontrolü olmadan kullanılmamalı”
Son dönemde hızlı kilo verme amacıyla gündeme gelen zayıflama iğneleri, bilinçsiz kullanıldığında ciddi sağlık sorunlarına yol açabiliyor. Plastik Cerrah Dr. Arash Jafari, bu tür uygulamaların hekim değerlendirmesi olmadan kullanılmaması gerektiğini belirterek, kısa sürede kilo verme isteğinin uzun vadeli sağlık risklerini gölgelememesi gerektiğini vurguladı.

ANKARA - BHA 

Kilo verme sürecinde hızlı sonuç arayışı, son yıllarda farklı yöntemlerin daha sık gündeme gelmesine neden oluyor. Özellikle sosyal medya paylaşımları, çevre tavsiyeleri ve kontrolsüz yönlendirmelerle popülerleşen zayıflama iğneleri, birçok kişi tarafından kolay bir çözüm gibi görülebiliyor. Ancak uzmanlar, bu tür ürünlerin bilinçsiz kullanımının sanıldığı kadar masum olmadığını belirtiyor.

Plastik Cerrah Dr. Arash Jafari, zayıflama amacıyla kullanılan iğnelerin mutlaka hekim kontrolünde değerlendirilmesi gerektiğini söyledi. Dr. Jafari, her bireyin sağlık durumu, metabolik yapısı, mevcut hastalıkları ve kullandığı ilaçların farklı olduğunu hatırlatarak, kişiye özel değerlendirme yapılmadan uygulanan yöntemlerin risk taşıyabileceğine dikkat çekti.

“Hızlı kilo verme isteği sağlık risklerini artırabilir”

Kilo vermenin yalnızca estetik bir hedef olarak görülmemesi gerektiğini belirten Dr. Arash Jafari, sağlıklı kilo yönetiminin uzun vadeli ve kontrollü bir süreç olduğunu ifade etti.

Dr. Jafari, “Kısa sürede hızlı kilo verme isteği, kişileri bilinçsiz uygulamalara yönlendirebiliyor. Zayıflama iğneleri de bu noktada dikkatli ele alınması gereken yöntemler arasında yer alıyor. Hekim kontrolü olmadan, kişinin sağlık geçmişi değerlendirilmeden bu tür ürünlerin kullanılması doğru değildir” değerlendirmesinde bulundu.

Uzmanlara göre kilo verme sürecinde en önemli noktalardan biri, kişinin genel sağlık durumunun dikkate alınması. Kalp-damar hastalıkları, diyabet, hormonal sorunlar, mide-bağırsak problemleri, karaciğer ve böbrek hastalıkları gibi durumlarda kontrolsüz zayıflama yöntemleri ciddi sonuçlar doğurabiliyor.

Bilinçsiz kullanım yan etki riskini artırabilir

Zayıflama iğneleri, bazı kişiler için tıbbi değerlendirme sonucunda uygun görülebilen uygulamalar arasında yer alsa da herkes için uygun olmayabilir. Bu nedenle çevre tavsiyesiyle, internetten edinilen bilgilerle ya da yalnızca sosyal medya içeriklerine bakılarak karar verilmesi riskli kabul ediliyor.

Dr. Arash Jafari, bu tür uygulamalarda doz, kullanım süresi, kişinin sağlık geçmişi ve takip sürecinin büyük önem taşıdığını belirterek, “Kontrolsüz kullanımda mide bulantısı, sindirim sistemi şikâyetleri, halsizlik, sıvı kaybı, kan şekeri dengesizlikleri ve farklı yan etkiler görülebilir. Daha da önemlisi, bazı kişilerde mevcut sağlık sorunları fark edilmeden riskli bir tablo ortaya çıkabilir” ifadelerini kullandı.

Bu nedenle zayıflama iğnelerinin yalnızca kilo verme amacıyla, tıbbi takip olmadan kullanılması önerilmiyor. Uzmanlar, kişinin öncelikle kapsamlı bir değerlendirmeden geçmesi ve uygun yöntemin buna göre belirlenmesi gerektiğini vurguluyor.

Sosyal medya tavsiyeleriyle hareket edilmemeli

Son yıllarda zayıflama yöntemlerinin sosyal medyada yoğun şekilde paylaşılması, birçok kişinin sağlık kararı alırken profesyonel görüş yerine popüler içeriklere yönelmesine neden olabiliyor. Kısa sürede verilen kilolar, öncesi-sonrası fotoğrafları ve deneyim paylaşımları, her bireyde aynı sonucun alınacağı algısını oluşturabiliyor.

Dr. Arash Jafari, bu durumun yanlış beklentilere yol açabileceğini belirterek, “Bir kişide etkili görünen yöntem, başka bir kişi için uygun olmayabilir. Sağlık kararları sosyal medya yorumlarına göre verilmemelidir. Zayıflama iğneleri de dahil olmak üzere tüm medikal uygulamalarda kişisel sağlık değerlendirmesi şarttır” dedi.

Uzmanlara göre özellikle reçetesiz, kontrolsüz, kaynağı belirsiz veya internet üzerinden temin edilen ürünler ciddi risk taşıyabiliyor. Ürünün içeriği, saklama koşulları, uygulama şekli ve gerçek olup olmadığı konusunda belirsizlik bulunması, sağlık açısından tehlikeli sonuçlara neden olabiliyor.

Kilo kaybı kadar kas kaybı da önemsenmeli

Hızlı kilo verme süreçlerinde yalnızca tartıdaki rakama odaklanmak doğru bir yaklaşım olarak görülmüyor. Kontrolsüz kilo kaybı, bazı kişilerde yağ dokusunun yanı sıra kas kaybına, halsizliğe, ciltte sarkmaya ve genel vücut direncinde azalmaya yol açabiliyor.

Dr. Arash Jafari, özellikle hızlı kilo kaybı sonrası vücut şekillenmesinde bazı estetik sorunların da ortaya çıkabildiğini belirterek, sağlıklı kilo yönetiminde dengeli beslenme, hareketli yaşam, yeterli sıvı tüketimi ve hekim takibinin birlikte düşünülmesi gerektiğini söyledi.

Dr. Jafari, “Kilo verme sürecinde amaç yalnızca hızlı sonuç almak olmamalı. Kas dokusunu koruyan, metabolizmayı destekleyen ve kişinin genel sağlığını riske atmayan bir plan tercih edilmelidir. Kontrolsüz şekilde verilen kilolar, ilerleyen dönemde farklı sorunlara yol açabilir” değerlendirmesinde bulundu.

Herkes için uygun bir yöntem değildir

Zayıflama iğneleri, bazı sağlık sorunları bulunan kişilerde risk oluşturabileceği gibi bazı ilaçlarla da etkileşime girebilir. Bu nedenle kişinin yaşı, kilosu, metabolik durumu, kronik hastalıkları, kan değerleri ve kullanılan ilaçları değerlendirilmeden uygulamaya başlanmaması gerekiyor.

Özellikle hamileler, emziren anneler, ciddi sindirim sistemi hastalığı bulunanlar, pankreas veya safra kesesi rahatsızlığı öyküsü olanlar, diyabet tedavisi görenler ve kronik hastalığı bulunan bireylerin bu konuda mutlaka hekim görüşü alması gerektiği belirtiliyor.

Dr. Arash Jafari, “Zayıflama iğneleri estetik kaygıyla rastgele kullanılacak ürünler değildir. Kişinin uygunluğu değerlendirilmeden başlanması, hem kısa vadeli yan etkiler hem de uzun vadeli sağlık riskleri açısından sakıncalı olabilir” dedi.

Kilo verme süreci bütüncül ele alınmalı

Uzmanlara göre kalıcı ve sağlıklı kilo yönetimi, tek bir uygulamaya bağlı olarak değil, yaşam alışkanlıklarının düzenlenmesiyle mümkün olabiliyor. Beslenme düzeni, fiziksel aktivite, uyku kalitesi, stres yönetimi ve mevcut sağlık sorunlarının takibi kilo verme sürecinin temel unsurları arasında yer alıyor.

Zayıflama iğnelerinin bazı durumlarda tıbbi planın bir parçası olarak değerlendirilebileceğini belirten uzmanlar, buna rağmen bu yöntemin tek başına mucizevi bir çözüm gibi sunulmasının doğru olmadığını ifade ediyor.

Dr. Arash Jafari, “Sağlıklı kilo verme süreci kişiye özel planlanmalıdır. Bu süreçte hızlı sonuç vaat eden, denetimsiz veya kontrolsüz uygulamalardan uzak durulmalı; kişi mutlaka uzman görüşüyle hareket etmelidir” ifadelerini kullandı.

Sahte ve kontrolsüz ürünlere dikkat

Zayıflama iğnelerine olan ilginin artması, sahte veya uygunsuz koşullarda satılan ürün riskini de beraberinde getiriyor. İnternet üzerinden ya da yetkisiz kişiler aracılığıyla temin edilen ürünlerin içeriği ve güvenilirliği konusunda ciddi belirsizlikler bulunabiliyor.

Uzmanlar, bu tür ürünlerin yanlış saklanması, uygun olmayan dozlarda uygulanması veya sahte içerik taşıması halinde sağlık açısından ciddi tehditler oluşturabileceğini belirtiyor. Bu nedenle hiçbir enjeksiyon ürününün hekim önerisi ve güvenilir sağlık kanalları dışında kullanılmaması gerekiyor.

Dr. Arash Jafari, özellikle denetimsiz ürünlerin risklerine dikkat çekerek, “Kaynağı belirsiz ürünler kişinin sağlığını ciddi şekilde tehdit edebilir. Kilo verme isteğiyle kontrolsüz ürün kullanmak, telafisi zor sonuçlara neden olabilir” uyarısında bulundu.

“Öncelik hızlı zayıflamak değil, sağlığı korumak olmalı”

Zayıflama iğneleriyle ilgili en önemli uyarının bilinçsiz kullanımdan kaçınmak olduğunu belirten Dr. Arash Jafari, kişilerin hızlı sonuç beklentisiyle sağlıklarını riske atmaması gerektiğini söyledi.

Dr. Jafari, “Kilo verme sürecinde öncelik her zaman sağlığı korumak olmalıdır. Zayıflama iğneleri dahil hiçbir yöntem, hekim kontrolü olmadan uygulanmamalıdır. Kişinin genel sağlık durumu değerlendirilmeden yapılan her uygulama risk taşır” dedi.

Uzmanlar, kilo vermek isteyen kişilerin öncelikle sağlık durumlarını değerlendirmeleri, kan değerlerini kontrol ettirmeleri ve uygun yöntemi uzman görüşüyle belirlemeleri gerektiğini vurguluyor. Sağlıklı ve sürdürülebilir kilo yönetimi için bilinçsiz uygulamalardan uzak durmak, uzun vadede en güvenli yaklaşım olarak öne çıkıyor.

 

Benzer Haberler