28 Nisan 2026, Salı
15:23

Hekimsen’den OECD verileri üzerinden vergi ve SGK kesintisi eleştirisi

BHA
Hekimsen’den OECD verileri üzerinden vergi ve SGK kesintisi eleştirisi
Hekimsen Genel Başkanı Uzm. Dr. Adil Kurban, OECD verilerine ilişkin yaptığı değerlendirmede, Türkiye’de bordrolu çalışanların ve özellikle iki çocuklu tek gelirli ailelerin ağır bir vergi ve SGK kesintisi altında bırakıldığını belirterek “Türkiye’de aileye destek bordroda görünmüyor; çalışan, çocuk sahibi olsa da olmasa da aynı yükün altında eziliyor” dedi.

ANKARA - BHA 

Hekimsen Genel Başkanı Uzm. Dr. Adil Kurban, OECD’nin 2025 yılı bordro vergi kesinti yükü verilerine ilişkin dikkat çeken açıklamalarda bulundu. Uzm. Dr. Adil Kurban, Türkiye’de ücretli çalışanların maaş bordrolarındaki kesinti yükünün yalnızca gelir vergisiyle açıklanamayacağını, sosyal güvenlik primlerinin de bordro üzerindeki toplam yükü ciddi biçimde artırdığını ifade etti.
OECD verilerine göre Türkiye’de çocuksuz ve bekar, ortalama ücretli bir çalışanın bordrosundaki toplam vergi ve SGK kesinti yükü yüzde 40,3 seviyesinde bulunuyor. OECD ortalamasının yüzde 35,1 olduğu bu kategoride Türkiye, OECD ülkeleri arasında üst sıralarda yer alıyor.

Uzm. Dr. Adil Kurban, bu tablonun ücretler üzerindeki yükün yalnızca gelir vergisinden kaynaklanmadığını ortaya koyduğunu belirterek şunları söyledi:

“Türkiye’de bordrolu çalışanın maaşı daha eline geçmeden ciddi bir kesintiyle karşı karşıya kalıyor. Bu yükün yüzde 12,1’i gelir vergisinden, yüzde 12,7’si çalışan SGK priminden, yüzde 15,6’sı ise işveren priminden oluşuyor. Dolayısıyla sorun yalnızca vergi politikası değil; SGK prim yapısı da ücret üzerindeki baskının temel unsurlarından biridir.”

“Türkiye, kesintide iki çocuklu tek gelirli ailelerde OECD birincisi”

Uzm. Dr. Adil Kurban, asıl çarpıcı tablonun iki çocuklu ve tek gelirli ailelerde ortaya çıktığını belirtti. OECD verilerine göre Türkiye, bu kategoride yüzde 40,3’lük kesinti yükü ile OECD ülkeleri arasında 1. sırada yer alıyor.

Uzm. Dr. Adil Kurban, OECD ülkelerinin önemli bir bölümünde çocuklu ailelere bordro üzerinden vergi ve prim avantajı sağlandığını, ancak Türkiye’de bu etkinin neredeyse hiç görülmediğini vurguladı.

“Türkiye’de çalışan bekar da olsa, iki çocuklu tek gelirli bir aile reisi de olsa bordrodaki kesinti oranı değişmiyor. Türkiye’de her iki durumda da yük yüzde 40,3. Oysa OECD ortalamasında çocuksuz çalışanda yüzde 35,1 olan yük, iki çocuklu tek gelirli ailede yüzde 26,2’ye düşüyor. Yani OECD ülkeleri ailelere yaklaşık 8,9 puanlık bir nefes alanı açarken, Türkiye’de aileye bordroda anlamlı bir destek sunulmuyor.”

“Çocuklu aileye destek yok, kesinti var”

Hekimsen Genel Başkanı Uzm. Dr. Adil Kurban, Türkiye’de aile politikalarının yalnızca izin süreleri üzerinden tartışılmasının eksik olduğunu belirterek ekonomik destek mekanizmalarının güçlendirilmesi gerektiğini söyledi.

Uzm. Dr. Adil Kurban, “Analık izninin uzatılması gibi adımları elbette önemsiyoruz. Ancak ebeveynlerin cebine doğrudan yansımayan hiçbir düzenleme tek başına yeterli değildir. Günümüz ekonomik koşullarında aile dostu vergi sistemi artık tercih değil, zorunluluktur” ifadelerini kullandı.
Türkiye’de çocuklu aile ile çocuksuz çalışanın aynı bordro yüküne tabi tutulmasının sosyal devlet anlayışı açısından kabul edilemez olduğunu belirten Uzm. Dr. Adil Kurban, şu değerlendirmede bulundu:

“Güçlü aile yalnızca sosyal söylemlerle korunamaz. Ailenin korunması, çalışanın bordrosunda da görülmelidir. Eğer bir ülkede çocuk sahibi olmak ekonomik olarak desteklenmiyor, tek gelirli aileler yüksek vergi ve prim yükü altında bırakılıyorsa burada sürdürülebilir nüfus politikasından ve adil gelir dağılımından söz etmek mümkün değildir.”

Hekimsen’den üç somut öneri

Hekimsen Genel Başkanı Uzm. Dr. Adil Kurban, sürdürülebilir nüfus politikası, aile ekonomisinin korunması ve vergi adaletinin sağlanması için somut düzenlemelere ihtiyaç olduğunu belirterek taleplerini şöyle sıraladı:
1. Bir çocuklu ailelerde gelir vergisi yüzde 15 ile sabitlenmelidir.
2. İki ve üzeri çocuklu ailelerde bordrodan gelir vergisi kesintisi tamamen kaldırılmalıdır.
3. Çocuk sayısına bağlı olarak çalışanların SGK prim kesintileri de kademeli biçimde düşürülmelidir.
 
Uzm. Dr. Adil Kurban, açıklamasının sonunda Türkiye’de ücret üzerindeki gerçek yükün yeniden tartışılması gerektiğini belirterek, “Bordrolu çalışan yalnız bırakılmamalıdır. Aileyi koruyan, çalışanı destekleyen, çocuk sahibi olmayı cezalandırmayıp teşvik eden adil bir bordro sistemi kurulmalıdır.

Benzer Haberler