1 Mart 2026, Pazar
02:37

ŞUBAT'IN AYAZINDA DONAN DEMOKRASİ :28 ŞUBAT DARBESİ

GÜNDEM
ŞUBAT'IN AYAZINDA DONAN DEMOKRASİ :28 ŞUBAT DARBESİ
Haber : MURAT GENÇ/ DİYARBAKIR

ŞUBAT'IN AYAZINDA DONAN DEMOKRASİ :28 ŞUBAT DARBESİ
28 Şubat 1996'da gerçekleşen "Postmodern Darbe 'girişiminin 30.yılı nedeniyle Memur-Sen tarafından açıklama yapıldı.
Memur-Sen Diyarbakır İl Başkanı Ramazan Tekdemir, inançlı kesimi hedef alan 28 Şubat darbesiyle insanların eşi benzeri görülmemiş zulüm ve baskılara maruz bırakıldığını söyledi.


Toplumda derin travma ve kırılmalara yol açan 28 Şubat darbesinin üzerinden 30 yıl geçti ancak izleri devam ediyor.
Memur-Sen Diyarbakır İl Başkanlığı basın açıklaması yaparak 28 Şubat zihniyetinin karanlık yüzüne dikkat çekti.
Memur-Sen Diyarbakır İl Başkanı Ramazan Tekdemir,darbeci zihniyetin 28 Şubat'ta eşi benzeri görülmemiş bir zulümler yaparak binlerce insanın hayatını kararttığını söyledi.

"SİSTEMATİK BİR AYRIMCILIK UYGULANDI"
Tekdemir şu ifadelere yer verdi;
"   28 Şubat süreci, Türkiye demokrasi tarihine yalnızca bir tarih olarak değil; inanç özgürlüğünün, temel hakların ve toplumsal adaletin ağır şekilde zedelendiği karanlık bir dönem olarak geçmiştir. “Postmodern darbe” olarak adlandırılan bu süreçte, millet iradesi çeşitli baskı mekanizmalarıyla hedef alınmış, seçilmiş hükümetler üzerinde vesayet kurulmuş ve toplumun geniş kesimleri sistematik bir ayrımcılığa maruz bırakılmıştır.
28 Şubat’ta yalnızca siyaset değil; insanların hayatları, hayalleri ve gelecekleri de yargılanmıştır. Başörtüsü nedeniyle öğrenciler eğitim haklarından mahrum bırakılmış, kamu çalışanları inançları sebebiyle görevlerinden uzaklaştırılmış, binlerce insan fişlenmiş ve sosyal hayattan dışlanmıştır. Üniversite kapılarında kurulan ikna odaları, katsayı uygulamaları ve ideolojik baskılar; özgürlük yerine dayatmanın hâkim olduğu bir dönemin sembolleri olmuştur.
Dönemin medya dili ise bu baskı ortamını derinleştiren en önemli unsurlardan biri olmuştur. Gazete manşetleriyle toplum yönlendirilmiş, “Ya uy, ya çekil” gibi tehditkâr ifadelerle demokratik irade hedef alınmış, kamuoyu baskı yoluyla şekillendirilmeye çalışılmıştır. Basının bir kısmı, hakikati savunmak yerine vesayetin aracı hâline gelmiş; manşetler adeta birer müdahale bildirisine dönüşmüştür.
28 Şubat süreci; farklı düşünenlerin ötekileştirildiği, inancını yaşayan insanların tehdit olarak gösterildiği, hukuk devleti ilkesinin zedelendiği bir dönem olarak hafızalarda yer etmiştir. Bu süreçte yaşanan mağduriyetler yalnız bireysel değil, toplumsal vicdanda derin izler bırakmıştır.
Bugün geçmişi hatırlamak; intikam için değil, adalet ve demokrasi bilincini diri tutmak içindir. Çünkü unutulan her vesayet girişimi, benzer hataların tekrarına zemin hazırlar. Demokrasi; ancak herkes için özgürlük, hukuk ve eşitlik ilkeleri korunarak güçlenebilir.
28 Şubat’ı unutmadık, unutturmayacağız.
Hakların gasp edilmediği, inançların yargılanmadığı, medyanın vesayete değil hakikate hizmet ettiği bir Türkiye idealini savunmaya devam edeceğiz."