ANKARA - BHA
Merkez Bankası’nın 2026 yıl sonu enflasyonunu yüzde 70 olasılıkla %15 ile %21 aralığında, 2027 yıl sonu enflasyonunu ise %6 ile %12 aralığında öngördüğünü hatırlatan Kurban, 2026 yılı için memur maaş artışının %11 + %7, 2027 yılı için ise %5 + %4 olarak belirlendiğini anımsattı.
“Merkez Bankası dahi enflasyon tahminlerini geniş bir bant aralığında açıklıyor. Bu tablo, ekonomik belirsizliğin yüksekliğini ve öngörü zorluğunu ortaya koyuyor.” diyen Kurban, piyasadaki tekelci yapı, yıllık değerleme oranlarının çoğu zaman enflasyonun üzerinde gerçekleşmesi ve serbest piyasa düzeninde rekabet yerine fiili fiyat anlaşmalarının öne çıkmasının memur maaşlarını enflasyon karşısında savunmasız bıraktığını savundu.
Kurban, maaş artışlarının çoğu zaman bir önceki dönemde değer kaybetmiş ücret üzerinden hesaplandığını belirterek, “Her maaş artışı, zaten erimiş bir ücret üzerinden yapılıyor. Bu nedenle kayıp tam anlamıyla telafi edilemiyor. İyimser enflasyon tahminlerine dayalı artışlar, memurun alım gücünü yeniden aşındırıyor.” değerlendirmesinde bulundu.
“Zam oranları enflasyon ihtimalini dikkate almıyor”
-
Dönem Toplu Sözleşme kapsamında belirlenen artış oranlarının enflasyon ihtimalini yeterince hesaba katmadığını dile getiren Kurban, “2026’da enflasyonun yüzde 20’lere yaklaşabileceği ihtimali varken verilen zam oranları bu riski görmezden gelmiştir. Bu durum, sözleşmenin öngörüden uzak hazırlandığını göstermektedir.” ifadelerini kullandı.
Merkez Bankası’nın geçmiş dönem tahminlerinin çoğu zaman gerçekleşmelerin altında kaldığını da vurgulayan Kurban, benzer bir senaryonun tekrar etmesi halinde memur maaşlarının yıl dolmadan eriyebileceğini ve alım gücünün hızla düşebileceğini belirtti.
“Kademeli fakirleşme riski var”
Mevcut toplu sözleşme sisteminin kamu çalışanlarını yeterince korumadığını öne süren Kurban, belirlenen zam oranlarının reel maaş kaybını artıracağını ve kamu görevlilerinin motivasyonunu olumsuz etkileyeceğini ifade etti.
“Refah payı ve Eşel Mobil sistemi uygulanmalı”
Çözüm önerilerini de paylaşan Kurban, refah payı ve güçlü bir enflasyon koruma mekanizması olmadan toplu sözleşmelerin yeterli olmayacağını söyledi. Eşel Mobil Sistemi’nin esas alınarak maaşların aylık açıklanan enflasyon oranına göre otomatik güncellenmesi gerektiğini belirten Kurban, bunun dahi geçmiş kayıpları telafi etmeye yetmeyeceğini, başlangıçta refah payı eklenmesi gerektiğini dile getirdi.
Toplu sözleşmelerin en azından yıllık periyotlarla yapılması gerektiğini ifade eden Kurban, ekonomik dalgalanmaların kamu çalışanları üzerindeki etkisine dikkat çekti. Enflasyonun yükseldiği dönemlerde gerekli önlemler alınmazsa ekonomik ve sosyal dengede sarsıntılar yaşanabileceğini belirtti.
Avrupa ekonomilerinin enflasyon karşısında hızlı tedbirler alarak çalışanların alım gücünü koruduğunu hatırlatan Kurban, Türkiye’de de kamu çalışanlarının enflasyona karşı korunması gerektiğini sözlerine ekledi.